Elektronik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elektronik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüksek Hızlı Esnek Transistör Geliştirildi

Yüksek Hızlı Esnek Transistör Geliştirildi

Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak, teknolojik cihazlarda incelik ve esneklik ön plana çıkmaktadır. Wisconsin-Madison Üniversitesi araştırmacıları esnek ve bir o kadar hızlı transistör geliştirdi. Ayrıntılar haberimizde.




Wisconsin-Madison Üniversitesinden araştırmacıları  esnek transistör için kolay ve ucuz bir yöntem geliştirmişlerdir. Esnek transistör için nano ölçekli fabrikasyon metodu ile ışık ve kimyasal maddeler kullanılarak desenler meydana getirilir. Geleneksel litografi yöntemine ek olarak ışık kırılması kullanılarak çoklu geçiş devreleri oluşturulur. Düşük sıcaklıkta uygulanabilen işlem ile basit ve düşük maliyetli tek kristalli polietilen tereftalat (PET) üzerine silikon maddeler işlenerek esnek transistörler oluşturulmuştur. Böylelikle elektriksel iletkenlik de artırılmış olur.

10 nanometre genişliğinde desenler oluşturmak için ışığa duyarlı tabaka üzerine elektron ışınları yollanarak litografi desenleri oluşturulur. Esnekliği sağlamak için ince silikon membran kullanılmaktadır. Kuru aşındırma işlemi uygulanarak esnek transistörlerin üretimi tamamlanmış olur. Kullanılan desen özellikleri bakımından yüksek performansın yanında güç tüketimi çok azdır.
 




38 GHZ frekans bandında çalışan transistörler simülasyon ortamında yapılan deneylerde 110 GHZ frekans bandına kadar çıkabildiği gözlemlendi. Yapılan hesaplar ile çok yüksek işlem hızlı edilmiştir. Kablosuz bağlantı kullanan sistemlerde veri aktarımı için kullanışlıdır.Giyilebilir cihazlarda da kullanılabilecek esnek transistörler ile çeşitli uygulamalar yapılması mümkün hale gelecektir.


Kaynak:

sciencedaily
►Elektrikport
Devamını Oku
Açık Kaynaklı 5 Ev Otomasyon Sistemi

Açık Kaynaklı 5 Ev Otomasyon Sistemi

Teknolojinin gelişmesiyle beraber cihazlar evlerimize kadar girmekle kalmamış evlerimizi yönetmeye de başlamıştır. Bu yazımızda sizler için açık kaynak kodlu 5 Ev Otomasyon Sistemini derledik.


Internet of Things sadece bir kelime grubu değil, hızla büyüyen bir gerçeklik. Tabi bu gerçeklikle birlikte evlerimizi otomatikleştirmeye, izlemeye ve korumaya yardımcı olan sayıları sürekli artan cihazlarla birlikte evlerimizin yönetimi de parmaklarımızın ucunda. Piyasada, ev sinema sistemi entegre edebilecek, hırsızlara, yangınlara ve diğer kötü olaylara karşı evi koruyacak, enerji kullanımını azaltacak veya ışıkları kontrol edecek emrinize amade sayısız cihaz bulunmakta.
 


Peki buzdolabının bile akıllandığı bir çağda, dolapta neyin bittiğini sadece telefona bakarak öğrenmek istemez misiniz?

İşte sizler için derlediğimiz Açık Kaynak 5 Ev Otomasyon Sistemi


 

Calaos



Calaos, sunucu uygulaması içeren, dokunmatik arayüze, web uygulaması ve AndroidiOSmobil uygulamalarına sahip, önceden yapılandırılmış Linux işletim sistemi altında çalışacak şekilde, full donanım bir ev otomasyon sistemi olarak tasarlanmıştır. Wago PLC, Raspberry Pi, Zodianet's ZiBASE, Cubieboard, Squeezebox, CCTV ve daha birçok platformu destekler.

Kaynak kodlarını burada, GPL lisansını da burada bulabilirsiniz.

 

Domoticz



Domoticz; sıcaklık, yağmur, UV, gaz, su ve daha birçok sensörün veya sayacın, ışıkların ve anahtarların konfigüre edildiği ve izlenebildiği bir ev otomasyon sistemidir. HTML5 ile tasarlanan sistem hem masaüstü tarayıcıları ile hem de akıllı telefonlar ve Raspberry Pi gibi hafif ve düşük güçte birçok cihazda da çalışabilme özelliğine sahip.

Kaynak kodlarını burada, GPL lisansını da burada bulabilirsiniz.

 

Home Assistant



Güneş battığında ya da akşam eve girerken ışıklarınızın otomatik yanmasını ister misiniz? Ya da tek bir mesajla evdeki ışıkları kapatmayı? Bunu sadece ışık olarak görmeyin, evdeki bütün cihazlara bağlanabilirsiniz. Arduino, Google Cast, Philips Hue, Amazon Echo, MySensors ve daha birçok platformu destekleyen Home Assistant, Python 3 üzerinde çalışan bir açık kaynaklı ev otomasyon sistemidir.

Kaynak kodlarını burada, MIT lisansını da burada bulabilirsiniz.

 

OpenHAB



OpenHAB (Open Home Automation Bus), geniş kullanıcı kitlesi, fazlasıyla cihazı desteklemesi ve kolay entegre olabilmesi ile açık kaynak meraklıları arasında belki de en çok bilinen ev otomasyon sistemidir. Java ile yazılan OpenHAB, işletim sistemleri arasında taşınabilir ve Raspberry Pi üzerinde de rahatlıkla çalışabilir. Yüzlerce cihazı desteklemesinin yanında geliştiricilere de kendi cihazlarını veya eklentilerini sisteme kolayca ekleme fırsatı da sunuyor. Aynı zamanda eviniz için kendi arayüzünüzü de tasarlayabiliyorsunuz.

Kaynak kodlarını burada, Eclipse lisansını da burada bulabilirsiniz.


 

OpenMotics



OpenMotics, detaylı güç ölçümü, çok bölgeli ısıtma, otomatik eylemler ve modlar, sensör girişi, açık kaynak donanım ve yazılım entegresi ve çok daha fazlasını sunan bir ev otomasyon sistemidir. Diğer birçok sistemden farklı olarak OpenMotics, kablolu bir çözüm üzerinden gitmiş. Açık kaynak yazılım kullanan sistem kurulumda ise kablo için ücret gerektiriyor.

Kaynak kodlarını burada, GPL lisansını da burada bulabilirsiniz.

Tabi ki hepsi bu kadar değil. Daha birçok otomasyon ve açık kaynak meraklısı ev otomasyon sistemlerine farklı bakış açıları getirmiş. LinuxMCEPiDomeMisterHouse ve smarthomaticde ev otomasyon sistemlerine örnek olarak verilebilir.

Peki, ev otomasyon sistemini bilen ve kullanmayı düşünen veya halen kullanmakta olan siz değerli kullanıcılarımızın bu sistemi kullanmak isteyenlere önerileri neler? Hangi sistem veya cihazlar bu iş için ideal veya ideale yakın?




Kaynak:


► OpenSource
► Elektrikport
Devamını Oku
Çöpler Artık Robotlara Emanet!

Çöpler Artık Robotlara Emanet!

Teknoloji geliştikçe robotların hayatımızdaki yeri artmaya başladı. Bunun bir örneğini de Volvo’nun çıkardığı çöp toplayan robotlarla görüyoruz. Ayrıntılar haberimizde.



Aylar önce ROAR ismini verdiği, çöp toplayan robot projesinin sinyallerini veren Volvo, geçtiğimiz ay projeyi gerçekleştirerek görücüye çıkardı. Bu proje ile özel tasarlanan robotlar, sokaklardaki çöpü temizleyerek insanlara büyük kolaylık sağladığı gibi, insan sağlığını da tehdit eden bu işin üstesinden gelecekler.
 

 

Tasarlanan bu robotun yanında bir de drone asistan bulunmakta. Robot durduğu an drone hareketlenerek çöp kovalarının yerini tespit ederek robot için yol haritası çıkarmaktadır. Böylece robot bu yolu izleyerek çöpleri toplayabiliyor.
 

 

Volvo, yaza kadar robotun testlerine devam edecek. Olumlu sonuçlar doğrultusunda yavaş yavaş pilot bölgelerde uygulanmaya başlayacak. Restoranda servis yapan robotları gördüysek, bu çöp toplayan robotları da görmemiz yakındır gibi. Bu konuda sizlerin görüşü nedir? Yorumlarınızı bekliyoruz!

ROAR ile ilgili detayları aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz;

 


 
Kaynak:

Cnet
►Elektrikport
Devamını Oku
Drone'ların Hava Trafik Kontrol Sistemi

Drone'ların Hava Trafik Kontrol Sistemi

Kullanıcı sayıcı günden güne artan drone’lar, havacılık sektöründe kendine yer edinmeye başladı. Uçuşların güvenli ve hızlı olması NASA’nın geliştirdiği hava trafik kontrol sistemi ile sağlanacak. Drone'ların hava trafik kontrol sistemlerinin ayrıntıları haberimizde.


NASA’nın üzerinde çalıştığı konulardan birisi de drone’ların artışına bağlı olarak artan hava trafiğini kontrol etmek. Drone’ların havada ilerleyen uçaklara, yüksek katlı binalara ve antenlere çarpma olasılığı yüksek olduğu için kontrol edilmesi gereken bir durum haline gelmiştir. Bu durumları göz önüne alan NASA belirli bölgelerde hava kontrol sistemini test etmeye başlamıştır.
 



Çeşitli uygulamalarda kullanılan drone’lara bir örnek vermek gerekirse paket teslimat işinde kullanmasını verebiliriz. Amazon, Google, Walmart gibi firmalar drone kurye kavramını hayata geçirdiler. Drone'lar için düşünülen güvenli uçuş mesafesi yerden 60m - 150m arasındadır. 150m’den sonra genel havacılık sınırları başladığı için olumsuz durumlar olmaması için geniş bir uçuş bölgesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Taşımacılık yanında bireysel kullanım, video ve resim çekimi gibi kullanımlarda bu yükseklik için uygundur.
 




Uygulanacak kontrol sisteminde karayollarında kullanılan sinyalizasyon ve kurallar drone trafiği için geçerli olmayacak tabii ki. Havada bulunan drone’ların yoğunluğuna, rota çizgisine ve hava durumuna göre hava trafiği yönetilecektir. 24 tane drone üzerinde yapılan testlerden olumlu sonuçlar alınmıştır. Yazılımlarında çeşitlilik olan drone’ların trafik kontrol sisteminde birbiriyle bağlantı kurması ve ana merkezden takip edilebilmeleri gerekmektedir.


Gelişme aşamasında olan sistem ilerleyen yıllarda çokça duyacağımız bir hale gelecektir. Nüfus bakımından yoğun bölgelerde, hava trafiği çok olan yerler için kullanılması düşünülen sistem ile insanlar ve drone’lar arasında güvenli etkileşim sağlayacaktır.


Kaynak:


gizmag ve Elektrikport
Devamını Oku
Ultrason Odaklı Yeni Teknoloji: Akıllı Eller

Ultrason Odaklı Yeni Teknoloji: Akıllı Eller


Günümüzde birçok bilgisayar teknolojisi ile insanlara gerçek dokunma hissini oluşturmak için yeni yöntemler geliştiriliyor. Bu teknolojilerle ilgili yapılmış en ilgi çekici olanı ultrason odaklı teknoloji. Ultrason odaklı dokunma hissinin ayrıntıları haberimizde.



Dokunsal geribildirim modern bilgisayar ve geliştiriciler için vazgeçilmez hale geldi. İngiliz araştırmacılar, deriyi bir dokunmatik ekran gibi kullanarak el içine gönderilen ultrason dalgalarıyla dokunma hissi oluşturdular. Sussex Üniversitesi, Nokia Araştırma Merkezi ve Avrupa Araştırma Konseyi tarafından finanse edilen çalışmada ele yansıtılan görüntüler ile etkileşim kurarak hissetme duyusu geliştirilmeye çalışılıyor.
 

Bu yöntem, insan vücudu özellikle eller için ideal görüntüleme tekniği ile gelecek jenerasyon akıllı saatler ve diğer akıllı cihazlar için görüntülenmesi gibi büyük bir teknoloji sorununu çözmektedir. SkinHaptics’in mevcut fikri elin her iki tarafına da ultrasonik dalgalar göndererek görüntüleme sistemi oluşturmaktır. Bir nevi elimizde eldiven varmış gibi elin üstünde gömülü ultrasonik sensör dizisi bulunmaktadır. Bu sensörler otomotiv sektörü için tasarlanmıştı. Fakat ultrasonik vericiler şu anda verimsiz durumdalar.
 


 


UltraHaptics gibi firmalar giyilebilir teknoloji için çok daha küçük sistemler üzerinde çalışmaktalar. Potansiyel olarak, zar hoparlör üretmek için kullanılan bu teknoloji ile aynı zamanda çok ince ve esnek ultrasonik vericiler de yapılabilir. SkinHaptics gibi dokunsal sistemler, algılama ve görüntü teknolojisini çok faydalı bir şekilde geliştirecektir.

Bu teknoloji sayesinde gelecekte artık dizüstü bilgisayarları ve cep telefonlarını taşımamız gerekmeyecek. Bunun yerine giyilebilir elektronik sistemlere gömülü; bileklikler, akıllı saatler, yüzük ve giyilebilir teknoloji gibi alanlarda doğrudan cildinize uygulayabileceğiniz geçici bir görüntüleme şeklinde bu teknolojiyi kullanabileceğiz. Bu ilerlemeler Haptik (haptic) denilen teknolojinin de hızla büyüyen bir alan olacağını göstermektedir.

 


Kaynak:

Gizmag
Sussex
Elektrikport
Devamını Oku
Su Kirliliğini Azaltan Mikro Robotlar

Su Kirliliğini Azaltan Mikro Robotlar

Artan sanayi tesisleri ve kullanılan kimyasal maddelerin atık ürünleri deniz ve okyanuslara boşaltılıyor. Su ve çevre kirliliğine neden bu atıkları temizlemek için geliştirilen mikro robotlar ile yüksek verim ve temizlik sağlanıyor. Mikro robotların ayrıntıları haberimizde.


Endüstriyel atıklar, elektronik malzeme ve pil üretiminde kullanılan kimyasal ürünler ve madencilik ürünleri su kirliliğine neden olmaktadır. Canlı organizmalara ve çevreye zarar veren kimyasal ürünlere bakacak olursak; kurşun, cıva, arsenik, kadmiyum ve kromdur. Yeni çalışmalar sayesinde suda bulunan kurşun maddesinin üç katmanlı tüp şeklinde tasarlanan mikro robotlar sayesinde temizlenmesi sağlanacaktır. Bu mikro robotlar insan saç telinden kat kat daha küçüktürler. 3 katmanlı modelde en dış katman grafen oksit ile kaplanır.Grafen oksit, kurşun maddesini emerek üzerinde toplar. Orta katmanda kullanılan nikel ile mikro robotlar ferromanyetik özellik eklenir. Böylece dış bir manyetik alan oluşturularak mikro robotların belirli yönlere hareket ettirilmesi sağlanır. İç tabakada bulunan platin ve hidrojen peroksit ile su ve oksijen parçalanarak oluşan kabarcıklar ile itme kuvveti sağlanır.

Görsel: tasarlanan mikro robot


Mikro robotların 1 saatlik çalışma zamanlarında su içinde bulanan kurşunu %95 oranındatemizlediği gözlemlenmiştir. Mikro robotların işi bittiği zaman manyetik alan yardımıyla hepsi bir anda toplanabilir. Mikro robotlar tekrar tekrar kullanılabilir. Yeniden kullanılabilirliği artırmak için özel bir asit çözeltisi içinde bekletilir.



Araştırmacılar, "Çevre temizliği için kullanılan akıllı nano cihazlar ile yeni kullanım alanları oluşturulmaktadır. Gelecekte mikro robotlar çeşitli görevleri yerine getirmek için otomatik bir sistem ile kontrol edilebilir. Diğer kirleticiler için geliştirilecek mikro robotlar çevre temizliğinde önemi daha da artıracaktır." diye belirtmişlerdir. İnsan sağlığı için yine aynı şekilde tasarlanması düşünülen sistem ile ilaç dağıtımı ve algılama gibi işler yapılmasının gerçeklik payı daha artıyor.


Kaynak:


►phys ve Elektrikport
Devamını Oku
Bukalemun Robot Geliştirildi

Bukalemun Robot Geliştirildi

Çin’in Wuhan Üniversitesi araştırmacıları ortama göre renk değiştiren bukalemun robot geliştirdi. 3 ana renge karşı duyarlı olan robotun ayrıntıları haberimizde.



İnsanoğlunun doğayı örnek aldığı biyomimetik biliminin son gözdesi bukalemunlar oldu. Farklı ortamlara sağladığı renk uyumlarıyla bilinen bukalemunlar, Çinli robotik araştırmacılara ilham kaynağı oldu. Araştırmacıların geliştirdiği bukalemun robot 3 ana renge karşı duyarlılık gösteriyor.



3 boyutlu yazıcıyla plastikten üretilen robotta, plazmonik gösterim isimli teknoloji uygulandı. Renk değişiminin yapılabilmesi için dokunmatik ekranlarda da kullanılan şeffaf bir iletken üzerine ince cam kay koyuldu. Bu camda 50 nanometre genişliğinde delikler açılarak deliklere öncelikle altın bir kaplama sonrasında gümüş bir jel katman eklendi. Altın ve gümüş katmanın elektrik-alana maruz kalması sonucunda yaptıkları çökme ve kalkma hareketleriyle renk değişimi yapılabilmektedir. Ayrıca robotun göz kısmına entegre edilen renk sensörleri ile ortam rengi algılanarak bu renge göre uyum sağlanabiliyor.

Bukalemun robotun renk değişim videosunu izleyebilirsiniz;


Şimdilik mavi, yeşil ve turuncu olmak üzere 3 renk arasında geçiş yapabilen robotun geliştirme çalışmaları devam ediyor. Teorik olarak bu değişimin tüm renklerde sağlanabilmesi mümkün. Robotun özellikle askeri alandaki çalışmalarda  öncü olacağı düşünülüyor.

Kaynak:
 

Popular Science ve Elektrikport
Devamını Oku