Elektrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elektrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güneş Enerjili 10 Harika Cihaz

Güneş Enerjili 10 Harika Cihaz

Kullandığınız, güneş enerjisi ile çalışan kaç adet cihazınız var ? Muhtemelen hesap makinanızın güneş enerjisi ile çalışma opsiyonu vardır. Fakat dünya hızla güneş enerjsi ile çalışan ürünler üretmeye başlıyor.


Günlük hayatta kullandığımız birçok cihazın çalışması için hergün, birtakım güç kaynakları kullanırız. Kullandığımız bu cihazların çoğu ise elektrik enerjisiyle çalışır. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre, dünyamız her yıl 20 ila 50 milyon ton elektronik atık üretiyor. Bu atıkların çoğu elektronik aletlerin yoğun bir şekilde kullanılması sonucu oluşuyor.

Fakat bazı insanlar bu konuya dikkat çekiyorlar ve cihazların güneş enerjisiyle çalışmasını sağlayarak dünyadaki enerji israfının önüne geçmeye yardımcı oluyorlar. İşte çarpıcı, bir o kadar da ilgi çekici güneş enerjisiyle çalışan 10 farklı cihaz:

Güneş Enerjili Çadır

Güneş enerjili çadır, kendi güneş paneline sahip. Çadırın içinde entegre LED lambaları mevcut. Solar paneller bataryalarını kendi kendine şary edebiliyor. Çadırın içinde bulunan ışıktan 2 ila 4 saat yararlanabilmek için çadırın 4 ila 6 saat güneş ışıklarıyla şarj olması yeterli. Güneş enerjili çadırın 4 kişilik ve 6 kişilik versiyonları mevcut. Fiyatı ise sırasıyla 180$ ve 220$.
 

 

Ayçiçeği - Solar Enerji Santrali

İşte yeni ve güçlü bir ev-ofis kreasyonu. Bu bir güneş enerjili müzük sistemi. Solar enerji santralinin içinde yerleşik 3 standart priz aracılığıyla güneş enerjisinden elektrik üretiliyor. Üstte bulunan güneş paneli gün boyunca güneş enerjisini depoluyor. Böylece şarj edilebilir güneş pilleri cihazın gece boyunca çalışmasını sağlıyor.
 

 

Freeloader - Güneş Enerjili Şarj Aleti

Uzun yolculuklarda küçük el aletlerinizi yanınıza almayı sever misiniz? Eğer cevabınız evetse, bu taşınabilir güneş enerjili şarj aleti tam size göre. Cihaz, herhangi bir yerde herhangi elde taşınabilir bir aleti çalıştırabilecek taşınabilir bir sisteme sahip. Tek şarjda, Freeloader'ın dahili bataryası bir iPod'u 18 saat, bir cep telefonunu 44 saat, PSP'yi (PlayStation) 2,5 saat ve PDA'yı (Dijital Özel Sekreter" anlamına gelen 'Personal Digital Assistant' tanımının kısaltması olan PDA'ler, boyutları avuç içine sığacak kadar küçük, başta kişisel bilgilerin saklanabildiği ve iletişim özelliğine sahip elektronik cihazlardır) ise 22 saat çalıştırabilecek güç üretiyor.
 

 

Güneş Enerjili Yeraltı Tarım Zararlısı Kovucu Cihaz

Güneş enerjisiyle çalışan bitkilere zarar veren küçük hayvan veya böcekleri kovmaya yarayan bu alet tam bir çevre dostu. Cihaz, üstünde yer alan güneş paneliyle çalışıyor. Panel güneşli bir havada 3 saat içinde şarj olabiliyor ve tek şarjda 8 saate kadar çalışabiliyor.Bu panel yeraltındaki köstebek, tarla faresi, yer sincabı gibi tarım zararlılarını karmaşık bir kuruluma gerek kalmadan ve harici bir güç kaynağı gerektirmeden uzaklaştırıyor. Su geçirmez anotlanmış çivi, 30 saniye arayla ses titreşimleri yaydığı toprağın içine yerleştiriliyor. Ses dalgaları, toprağın altında oyuklarda gizlenen tarım zararlılarını rahatsız ediyor ve kaçmaya mecbur bırakıyor.
 
 

 

Güneş Enerjili Laptop Çantası

Yukarıda bahsettiğimiz Freeloader güneş enerjili şarj aleti, gerçekten de küçük aletleri şarj etmek için ideal, fakat diz üstü bilgisayarlarını yolda şarj etmek isteyen insanlar için daha iyi bir seçenek var. "Voltaic Generator" adı verilen bu ürün, bir diz üstü bilgisayarı şarj edecek kadar güçlü ilk güneş enerjili çanta.
Yüksek verimli solar hücrelere sahip olan bu çanta, güneş enerjisini depolayan ve daha yüksek bir verimle depolanan bu enerjiyi elektriğe dönüştüren özel tasarım bir batarya kutusuna sahip. Batarya güneşli bir günde yaklaşık 5 satte şarj olurken çantadaki güneş panelleri 15 watt'a kadar güç üretebiliyor. Cihaz diz üstü bilgisayarlardan başka, cep telefonlarını ve el ile taşınabilen çok sayıda elektronik eşyayı da şarj edebiliyor.
 
 

 

Güneş Enerjili Aydınlatma Sistemi

Gece bahçenizi canlı ışıklarla görmeyi seviyorsanız fakat aynı zamanda elektrik enerjisi de harcamak istemiyorsanız, Corona Güneş Enerjili Aydınlatma Sistemini'ni size öneriyoruz. Corona, güneş enerjili bir dışmekan aydınlatma sistemi. Bu sistemi yere destekleyerek kurabilir, duvara asabilir ya da sadece masa üstüne yerleştirebilirsiniz.
 
 
Corona'nın solar voltaik hücresi, güneş ışığını gün boyunca enerjiye dönüştürür. LED lambalar güneş batınca otomatik olarak parlamaya başlar. Hiçbir yapıştırıcı veya bağlantı elemanları kullanılmaması, bu cihazı geri dönüşüm için sökmeyi kolay hale getiriyor.
 

Güneş Enerjili Wi-Fi

Güneş Enerjili Wi-Fi ilk olarak Colorado, Boulder'de tanıtılmıştı. LightWave AP-1000 modelinin yaklaşık 72 saat çalışması için 5 saatlik şarj yeterli. Bu teknoloji için asıl beklentinin ise uzak yerleşim yerlerinde kullanılması veya güç kesildiğinde yedek enerji kaynağı olarak kullanılması olduğu belirtiliyor.
 
 

Güneş Enerjili Güneş Gözlüğü

SIG adı verilen bu güneş gözlüğü, güneş enerjisini hapsediyor ve elektrik enerjisine dönüştürüyor. Bu enerji, gözlük çerçevesinin arkasındaki jack girişi vasıtasıyla küçük cihazları çalıştırabiliyor. Güneşlenirken, iPod'unuzu dinlerken ya da şarjı bitmiş küçük aletleriniz için bu güneş gözlüğü çok kullanışlı duruyor.
 
 

 

Güneş Enerjili PMP (Taşınabilir Medya Oynatıcısı)

Shiro SQ-S adı verilen portatif medya oynatıcısının arkasında entegre güneş panelleri mevcut. Böylece kullanıcıya cihazı güneş enerjisiyle de şarj etme opsiyonu tanınmış. Bunların dışında bir AC kablosu veya bir USB kablosu da şarj işlemi için yeterli. Güneşli bir günde şarj işlemi 6 saati alırken USB kablosuyla bu süre 4 saate iniyor.Tek dolumda SQ-S, 38 saatlik müzük oynatma ve 10 saatlik video oynatma kapasitesine sahip.
 
 

 

Güneş Enerjili Çim Biçme Makinası

Çim biçerken harcanan petrolden nefret ediyorsanız Husqvarna şirketinin ürettiği bu çim biçme makinasını denemelisiniz. Araç güneş enerjisiyle çalışıyor ve sıfır emüsyon sağlıyor. Araç güneş panelleri sayesinde güneşli bir günde şarj edilebiliyor. Şarj azalmaya başladığında, araç otomatik olarak şarj istasyonuna doğru hareket ediyor. Tam otomatik bu çim biçme makinası size -eğer varsa- eski araçlarınızı onunla değiştirme fırsatı sunuyor.
 
 

Detaylı Bilgi İçin : Shunttech.com

Kaynak: Elektrikport.com
Devamını Oku
Güneş Enerjisinden Nasıl Yararlanılır?

Güneş Enerjisinden Nasıl Yararlanılır?


Güneş enerjisi yenilenebilir olması itibariyle çevreci bir enerji kaynağı olmanın yanı sıra kutupları saymazsak neredeyse her gün kullanılabilir olması bu enerji kaynağının çok yoğun bir ham madde kaynağına sahip olduğunu göstermektedir. Ham madde kaynağı olarak güneş enerjisi dünyada var olan ham madde kaynaklarından daha kullanışlı ve çevrecidir. Bu nedenle güneşten yararlanmak günümüz teknolojik gelişmelerinin ışığında olağan bir gelişme olarak görülmelidir.

Günümüzde güneş enerjisinden nasıl yararlanılır?

Güneş enerjisi insanların sonunda dikkatini çekmeyi başarmıştır ve insanlar güneş enerjisinden nasıl yararlanılır? sorusunu gündeme getirmiştir. Böylece de bu enerji insanlığın yararına kullanılmaya başlanmıştır. Tabi bu durum teknolojik gelişmeler sonrası güneş enerjisinin başka enerji türlerine dönüştürülmesi ile mümkün olmuştur.
Günümüzde güneş enerjisinden yararlanma yöntemleri daha çok iki alanda yararlanılmaktadır. Bu alanlardan biri güneş panelleri kullanılarak sıcak su elde edilmesidir. Kurulan bu sitem sayesinde tonlarca su zahmetsizce ve günlük hesaba dönüştürüldüğünde çok uygun fiyatlarda ısıtılabilmektedir. Ülkemizde güneş enerjisi kullanılarak sıcak su elde etme konusunda birçok firma bu alanda bir sektör oluşturmuştur.
Güneş enerjisinden bir diğer yararlanma şekli de fotovoltaik güneş panelleri sayesinde elektrik enerjisi üretimidir. Güneşten elektrik üretimi büyük tesisler şeklinde olabileceği gibi artık evlerde lisanssız olarak da yapılabilmektedir. Hatta üretilen fazla enerji şebeke bağlantısıyla enerji dağıtım şirketine satılabilmektedir. Ülkemizde yapılan yasal düzenlemeler sayesinde birçok kişi lisanssız enerji üretimi yapmaya başlamıştır. Ülkemizde daha eski olan güneş enerjisinden sıcak su elde etme konusu önemini korurken, güneşten enerji alanında da yararlanılmaya başlanması hiç şüphesiz büyük memnuniyet yaratmaktadır. Bu gibi gelişmeler sayesinde teknolojik gelişmelerden, çevrenin korunması konusunda daha çok yararlanılmaktadır. Toplumsal bilincin artması ile daha çok çevresel bilinç oluşacaktır.
KAYNAK: evdelektrik.com
Devamını Oku
Tesla Bobini ile Teslaphoresis Geliştirildi

Tesla Bobini ile Teslaphoresis Geliştirildi

Tesla bobini müze raflarından kaldırılıp tekrar gün yüzüne çıkıyor. Tesla bobini sayesinde oluşturulan elektrik alan nanoteknoloji ile üretilen materyallerin hareket edebilmesi ve bu hareketin kontrolünü sağlayacak yeni bir teknoloji olan Teslaphoresis geliştirildi.


Nikola Tesla 1891 yılında yüksek gerilim, düşük akım, yüksek frekans, alternatif akım ve elektrik alan üzerinde yaptığı çalışmalarını daha çok kablosuz elektrik enerjisini iletebilmek için yürütüyordu. Bu çalışmalar sonucunda icat ettiği ve kendi ismiyle anılan Tesla Bobin'i bu günlerde asıl kullanım yeri bilim sergilerinde ziyaretçilerin ilgisi haline geldi. Bu algıyı değiştirmek üzere Rice Üniversitesi'ndeki araştırmacılar kendi kendine bağlantı kurabilecek karbon nanotüplerden uzun zincirler elde etmek için Tesla Bobinini kullandılar. Aşağıdan yukarıya doğru nanomataryellerin kontrolünü sağlamak sinirler gibi hareket edip aynı zamanda dokunmadan elektronik devrelerin oluşturulabilmesi rejeneratif tıp da dahil olmak üzere uygulamalarda yararlı olabilecek bir çalışma.


Araştırmacıların ACS Nano dergisinde yaptığı açıklamalara göre "Tesla bobininin her nanotüpün uçlarında pozitif ve negatif salınıma neden olan bir elektrik alanı oluşturması uzun zincirler halinde kendi kendine bağlantı oluşturabilmeyi" sağladı. Herhangi bir direk müdahale olmadan uzaktan gerçekleştirilebilen bu nanotüp yapısı araştırmacıların en çok şaşırdığı durum olarak belirtiliyor. Daha önceleri elektrik alan ile küçük nesnelerin hareketi sağlanmıştı fakat bu çok kısa mesafelerde gerçekleşti. Araştırma lideri olan Paul Cherukuri Teslaphoresis’in büyük çaptaki hareketlerin kontrolünü uzaktan da gerçekleştirebilecek yeteneği olduğu söylüyor. Tesla bobininin nanotüpler üzerindeki etkisi yalnızca birbirini bağlamaya yönelik olamaz. Aynı zamanda oluşturulabilecek devre yolları için nanotüplere güç sağlanabilir. Aşağıdaki videoda iki led arasında nanotüplerin hareketleri sayesinde devre oluşturabilecek yolların sağladığını görülmektedir.

Rice araştırmacıları ilk olarak nanotüpleri karbondan üretmişlerdir. Bunun nedeni ise araştırmaların yürütüldüğü kurumda maddelerin elde edilmesi için gerekli olan HiPCO işleminin gerçekleşmesinden ötürü oluşan bolluk. Fakat araştırmacılar Telephoresis'in gelişim sürecinde farklı nanomateryallerin kullanılması fayda sağlayabileceğine değiniyor. Kullanılan malzeme ne olursa olsun kilit unsur burada Tesla bobinidir. Araştırmacılar bobinlerin verdiği gücü arttırarak çok daha güçlü kuvvet etkilerin oluşabileceğini ön görüyor. Bu durum karmaşık devre yapıları için gerekli güce ihtiyaç duyulması halinde katkı sağlarken, aynı zamanda birden fazla bobinin karmaşık yapılarda kullanılabileceğini gösteriyor.


Tesla bobinin gücü ve sayısının değişkenlik gösterebilmesi, farklı maddeler için gerekli gücü sağlama, daha fazla mesadeden kontrol ve daha karmaşık yapıların oluşturulmasında çalışmalara kolaylık sağlamaktadır. Son olarak CHerukuri bu çalışma için yaptığı açıklamalarda, biyolojik ve yapay sistemlerde maddelerin davranışlarını denetlemek için geliştirilen birçok uygulamanın olduğu fakat bu konuda fizik ve kimyanın iç içe olduğu çalışmalar asıl heyecan verici sonuçlar oluşturabileceğine değiniyor.


Kaynak:

spectrum
gizmag
Elektrikport
Devamını Oku
Yenilenebilir Enerjinin Üretimine 10 Muhteşem Örnek

Yenilenebilir Enerjinin Üretimine 10 Muhteşem Örnek

Fosil ve nükleer kaynaklar çevremizi fazlasıyla kirlettiğine şüphe yok. Tabi bununla birlikte ekoloji dostu yenilenebilir enerjiye olan talep artıyor. Bu yazımızda, daha önce duyduğumuz belki de hiç duymadığımız yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimine 10 muhteşem örnek vereceğiz.



Fosil ve nükleer kaynakların çevremizi fazlasıyla kirlettiğine şüphe yok. Tabi bununla birlikte ekoloji dostu yenilenebilir enerjiye olan talep artıyor. Güneş, rüzgar, su, biyokütle, dalgalar ve gelgitler, gezegenin sıcaklığı vb. tüm bu kaynaklar bizlere yenilenebilir bir enerji üretmemiz için farklı alternatifler sunuyor. Bu yazımızda, daha önce duyduğumuz belki de hiç duymadığımız yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimine 10 muhteşem örnek vereceğiz.

1.  Ouarzazate




Fas’ta bulunan Ouarzazate güneş tarlasının havadan görünümü. Dünyanın en büyük güneş enerji tarlası olan Ouarzazate, Sahra’nın kavurucu sıcaklığından fazlasıyla faydalanır.


2. AGL Docklands Ofisi




Bu solar panelleri, Melbourne, Avustralya’da bulunan Dockland AGL Enerji firmasının ofisinin çatısında görebilirsiniz. 20.000 m2 alana kurulu olan sistem yılda 110.000 kWh elektrik üretebilmekte.


3. Onshore Rüzgar Tarlası





2015’e gelindiğinde sadece Güneş’ten faydalanmak istemeyen Amerika, enerji sektöründe Rüzgar Enerjisi endüstrisine de önem verdi. 3.000 rüzgar türbininden oluşan ve 615 MW yenilenebilir enerji üreten Onshore Rüzgar Tarlası, aynı zamanda Kaliforniya’nın 3 büyük rüzgar tarlasından birisidir.

4. Offshore Rüzgar Tarlası




Avrupa’nın (kendi kıyılarını rüzgar tarlası yapmada dünya lideri) en büyük su üzerinde olanrüzgar tarlası 8 Nisan 2013 tarihinde İngiltere'nin Kent ve Essex kıyıları boyunca 20 kilometrelik bir alana inşa edilmiştir. 175 türbinin bulunduğu Rüzgar Tarlasında 630 MW güç üretilmekte ve bu güç 500.000 evin gücünün karşılanmasına yetmektedir.


5. Derinlerinden Gelen Isı




Dünyanın derinliklerinden gelen bir enerjidir Jeotermel Enerji. Örneğin; Kaliforniya’da Salton Denizi’nde güney San Andreas fayı üzerinde bulunan enerji istasyonu. Bu istasyonda derinlik 1500 – 2500 değerlerini gösterirken termometreler 360 C dereceleri göstermekte.


6. Ivanpah




Mojave Çölü’nde bulunan Ivanpah Solar Elektrik Üretim Merkezi solar termal enerji toplayarak çalışan bir projedir. Güç merkezi, 392 MW solar enerji üzerine yoğunlaşmıştır. 173.500 heliostatın 14 km2’lik alanda 3 farklı solar kulesine odaklanarak kurulmuştur. Bu proje şu anda faaliyet gösteren dünyanın en büyük solar termal tarlasıdır.

7. Vegas Güneşi




2007 yılında tamamlanan Nellis Solar Star 13,2 MW gücüyle Amerikan Savunma Bakanlığı’nın en büyük güneş tarlasıydı. Şu an 102 dönüm arazide 15 MW güce sahip Solar Array II. Nesil İstasyonu, Nevada - Las Vegas’ta bulunan USAF Nellis hava üssünde bulunmakta. Gündüz saatlerinde bu iki güneş tarlası hemen hemen tüm üslerin elektrik ihtiyacının %42’sini karşılayabilecek güce sahip. Tabi bu enerji böyle kullanılmıyor, NV Enerji şebekesine ve oradan yerel topluma geri dönüyor.


8. Fotovotaik Paneller




Bu fotovoltaik hücreler, Berlin’de 70 metre uzunluğundaki bir apartmanlarda 426 m2’lik alana kurulmuş. Normal cephe panelleri yerine kurulan fotovoltaik hücreler yıllık ortalama 25.000 kWh solar enerji üretebilmekte ve bunu ortak şebekeye aktarmakta. Böylelikle enerji maliyeti de azalmakta.


9. PS10




İspanya, Sanlucar la Mayor’da bulunan PS10 güneş tesisi, İspanyol şirketi Solucar tarafından inşa edilen dünyanın ilk ticari güneş kulesi oldu. Bu tesis aynı zamanda 6.000 evin elektrik ihtiyacını karşılamakta.


10. Altamont Pass




Kuzey Kaliforniya’da bulunan Altamont Pass, Darrieus tipi dikey eksenli türbinler kullanılan bir rüzgar enerjisi tarlasıdır. Yaklaşık 5.000 türbinden oluşan Altamont Pass, 576 MW’lık tabela kapasitesiyle yılda 1.1 TWh enerji üretebilmektedir.


Kaynak:

 ve Elektrikport
Devamını Oku
Yüksek Akım Geçiş Klemensleri

Yüksek Akım Geçiş Klemensleri

Cihaz üreticileri arasında hızlı bağlantı teknolojisine olan talep artmaktadır. Ancak büyük kesitler için herhangi bir çözüm yoktur. Phoenix Contact büyük kesitli cihaz bağlantıları için yenilikçi bir bağlantı yapısı geliştirmiştir. T-LOX 95 mm²'ye kadar kabloların hızlı bağlantısını sağlar ve düşük işletme kuvveti gerektirir. Detaylar içeriğin devamında.....



Yeni nesil cihazlar sürekli yeni gereksinimlerle karşılaşır. Gittikçe küçük, güçlü ve ekonomik olmalıdırlar. Bu trendler cihaz bağlantı teknolojisini de belirler; klasik vidalı bağlantıya ek olarak özellikle yaylı hızlı bağlantı teknolojileri son yıllarda önem kazanmıştır. Bu teknolojiler aletsiz push-in ve push-lock bağlantıyı kapsar. Bugün bu yay temelli bağlantı teknolojileri çok kısa sürelerde kablo bağlantılarına imkan tanırken tanımlı kontak kuvveti emniyet sağlar. Ayrıca hatalı torkun neden olduğu arızalar bu şekilde önlenmiş olur.


Şekil 1: 95 mm² kesitli kablolar için T-LOX bağlantılı yüksek akım geçiş klemens çeşitleri (TW serisi, solda), kablo çıkışı ve işletme yönü aynı (PWO serisi, ortada) ve kolay push-lock kol bağlantısı (PLW serisi).

Yeni T-LOX bağlantı teknolojisini özel kılan nedir?


"Özel olan çok telli olsalar bile büyük kesitli kabloların sahada güvenli ve kolay bağlanabilmesidir. Gerekli işletme kuvveti düşündüğünüzden çok daha kullanışlıdır."

Bugüne kadar pazar 35 mm²'nin üzerinde hızlı bağlantı teknolojili cihaz bağlantısı görmemişti. Klasik yaylı klemenslerde gereken kuvvet çok yüksektir çünkü bağlanan kablonun kesiti büyüdükçe gereken yay enerjisi de büyümektedir.

Yeni T-LOX bağlantı prensibi


Bu noktada Phoenix Contact'ın T-LOX yeni bağlantı teknolojisi öne çıkmaktadır. Bu teknoloji 50-95 mm² çok telli kabloların bile esnek, kolay ve güvenli bağlantısını sağlamaktadır. T-LOX bağlantısı da yay temellidir. Yüksek baskı kuvvetinden kaçınıp kullanışlı bir işletim kuvvetini koruyabilmek için yay kol mekanizmasıyla desteklenir; bu kabloların güvenli bağlantısını sağlar. Klemens standart bir tornavidayla açılır ve kapanır. Kol teknolojisi işletim kuvvetlerini kullanıcı dostu bir seviyede tutar.
Şekil 2: T-LOX bağlantılı yeni yüksek akım geçiş klemensleri iki tipte mevcuttur: 150 A ve 232 A'e kadar akımlar için.


"T-LOX”" ismi nasıl bulundu?


“T-LOX” ismi “toggle” ve “lock” kelimelerinden gelmektedir ve bağlantı prensibini tanımlamaktadır. “X” şirketin isminden gelmektedir: Phoenix Contact."


Birçok uygulamada kablo bağlantısı için küçük, erişilemez bir alan vardır, dolayısıyla büyük kesitli kabloların uçlarını doğru konuma getirmek çok zordur. T-LOX bağlantıda üstten tamamen açık bir alan söz konusudur. Bunun avantajı, pazardaki diğer çözümlerin aksine kablo terminale itilmez üstten kolayca yerleştirilir. Terminalin açık görüntüsü kolay kablo bağlantısı sağlar.

T-LOX teknolojisi yüksek akımlar için de uygundur


T-LOX teknolojisi Phoenix Contact'ın yeni yüksek akım klemenslerinde ilk kez kullanılmaktadır. Önceden 95 mm² kesite kadar vidalı yüksek akım geçiş klemensleri, 150 mm²'ye kadar kablo pabuçları için cıvatalı bağlantı klemensleri 16 mm²'ye kadar tanımlı kontak kuvvetiyle temin ediliyordu.

Yaylı klemenslerde iki seri vardır: Birincisi push-in bağlantılı PW serisidir ve aktvivasyon ve kablo çıkış yönü aynı olan kompakt bağlantı alanı sunar. Diğeri push-lock bağlantısı ve invertörlerin AC bağlantı alanındaki sızdırmazlık özellikleri gibi fonksiyonlarıyla pazarda kendisini kabul ettirmiş PLW serisidir.
Şekil 3: SPT serisi büyük kesitlerde (35 mm2'ye kadar) ve yüksek akımlarda (125 A'e kadar) push-in bağlantılı temin edilir.


T-LOX bağlantılı yeni TW serisi yüksek akım geçiş klemenslerini büyük kesit ve tanımlı kontak kuvveti alanında tamamlar. TW serisi 16-50 mm² bağlantı kapasiteli ve 150 A akım taşıma kapasiteli TW 50 klemensini ve 25-95 mm² bağlantı kapasiteli ve 232 A akım taşıma kapasiteli TW95 klemensini içerir. Her iki klemens IEC 60947-7-1'e göre 1000V taşıyabilir.

Dünyanın farklı yerlerinde kullanılabilen klemenslerde Amerikan UL onayı cihaz üreticileri için gittikçe önem kazanmaktadır. TW serisi klemensler UL 1059 standardına göre C Kullanım Grubu için 600 V onaylıdır. Bu sertifika geçiş klemensinin neredeyse tüm uygulamalarda kullanılabilmesi anlamı taşır.

Bağlantı ve montaj


Cihazın içinde kablo pabuçları için bir cıvatalı konnektör standarttır. Uygulama ve cihazın yapısına bağlı olarak baralar yüksek güç ihtiyacında dahili kablolama olarak kullanılabilir. Bu nedenle kullanıcılara kendi baralarına direkt bağlantı seçeneği sunulur. Bu durumda klemens entegre akım barası olmadan teslim edilir ve bunu kullanıcı temin eder. Bağlantı noktasının ortadan kalkması hem zaman kazandırır hem de geçiş dirençleri gibi çeşitli teknik özellikler de iyileşir.


Şekil 4: Bağlantı cihazın içinde yapılabilir - müşteri barasının direkt bağlantısı (solda) ve kablo pabuçları için cıvatalı konnektör (sağda) mevcuttur.


Kullanıcıların gerekli pin sayısını kendisinin yapılandırdığı standart geçiş klemenslerinin aksine TW serisi klemenslerde uygulanan kuvvetlerin optimum şekilde absorbe edilmesini sağlayan mono-blok tasarım vardır. TW 50 ve TW 95 serileri 1-6 pinlidir. T-LOX klemensi 1-5 mm kalınlıkta muhafaza sacına alet kullanmadan monte edilebilir. Klemensi muhafazaya sabitlemek için bir montaj takozu kullanılır. Takozun çift geçmeli yapısı sıkı bir tutuş sağlar.
Şekil 5: 16 - 50 mm² kesitli kablolar kolayca bağlanabilir. Standart bir tornavidayla basit bir döndürme hareketi güvenli bir temas elde edilmesini sağlar.


Kablolama hatalarını asgariye indirmek için TW klemensleri etiketlenebilir. Bireysel etiketleme için yüzeyler mevcuttur. Klemenslerde etiket şeritleriyle etiketlenebilen markalama olukları vardır.

Bu bağlantı teknolojisinde başka potansiyel var mı?


"Kesinlikle. Yüksek akımlara ve büyük kesitlere ihtiyaç duyulan her yerde kullanılabilir. Örneğin bina hizmetleri olabilir."



Sonuç Olarak; 

Yeni TW serisi yüksek akım klemensleri 95 mm²'ye kadar kabloların güvenli ve kolay bağlantısını sağlar. Cihazın dışındaki bağlantı yeni T-LOX bağlantı teknolojisiyle yapılır. Cihazın içinde kullanıcı bağlantının kablo pabucuyla mı yoksa doğrudan kulanıcının kendi barasıyla mı yapılacağını seçebilir. Klemensler az bir kuvvet uygulayarak ve alet kullanmadan monte edilir.

T-LOX bağlantı prensibi belirli bir kontak kuvveti üreten ve konforlu bir işletme kuvveti sunan bir yayı temel alır. T-LOX iyi bir görüş sağlayan üstten tamamen açık bir bağlantı alanı sunar. Böylece kısa ve çok telli kabloların klemense yerleştirilmesi ve fazla kuvvet uygulanmadan bağlanması mümkün olur.

TW serisi 50 mm² bağlantı kapasiteli ve 150 A akım taşıma kapasiteli TW 50 klemensini ve 95 mm² bağlantı kapasiteli ve 232 A akım taşıma kapasiteli TW95 klemensini içerir. Her iki klemens IEC 60947-7-1'e göre 1000V taşıyabilir ve UL 1059, Kullanıcı Grubu C'ye göre 600 V UL ile tam uyumludur.



Dahili kablolama için hızlı bağlantı teknolojisi


Cihazların içindeki PCB kablolaması için Phoenix Contact büyük kestilerde hızlı bağlantılı klemensler de sunmaktadır.

SPT serisi PCB klemenslerde kablo bağlantısı kullanışlı push-in teknolojisiyle yapılır. Tek telli ve yüksüklü çok telli kablolar doğrudan klemense takılarak zaman kazanılır.

SPT serisi PCB klemensler 16 mm²'ye genişletilmiştir. Yeni SPT 35 35 mm² kesite kadar kabloların bağlantısını ve 125 A'e kadar akımların taşınmasını sağlar.



Kaynak:

  ve ELEKTRİKPORT
Devamını Oku