İş Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İş Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
San Francisco Yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Hedefine Doğru İlerliyor

San Francisco Yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Hedefine Doğru İlerliyor



San Francisco’da inşa edilecek yeni binalara güneş enerjisi panelinin kurulması zorunluluğu getirildi. Yeni yasa 2017 yılı ile birlikte yürürlüğe girecek.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyada daha çok tercih edildiği görülüyor. Bunun en büyük nedeni olarak, artık tükeneceğine kesin gözüyle bakılan fosil yakıtlara alternatif aranma ihtiyacı gösterilebilir.
Durum böyle olunca, alternatif enerji kaynakları da gündemdeki yerini daha da sağlamlaştırmaya başlıyor. Yalnızca uluslararası dev şirketlerin değil ülkelerin de yenilenebilir enerji politika ve stratejilerinin geliştirildiği göze çarpıyor. Devasa enerji yatırımları arasındayenilenebilir enerji yatırımlarını da görmek mümkün oluyor artık.
Ama yenilenebilir enerji yatırımlarının daha da yaygınlaşması ve enerji üretimi içerisindeki payının daha da artması için kamu ve özel sektörün çalışmaları yeterli değil. Son kullanıcıların da yenilenebilir enerjiye rahatlıkla ulaşabilmesi ve üreterek tüketebilmesi çok önemli.
Öztüketim denilen bu modelin dünyada giderek arttığı gözlemleniyor. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde öztüketim modeligenişletildikçe, yenilenebilir enerjiye ulaşmak daha da kolaylaşıyor.
Bu konuda yerel yönetimlerin ve hükümetlerin de rolü ve sorumluluğu da oldukça fazla. Uzun vadede ülkede, eyalette veya kentlerdeyenilenebilir enerjiye geçiş yönünde hedefler koyan yönetimlere daha fazla rastlıyoruz. Yönetimlerin de devreye girmesiyle,yenilenebilir enerjinin daha etkin olarak kullanılması olanaklı olabiliyor.
Bu yönetimlere bir örnek olarak da San Francisco’nun bağlı olduğu Kaliforniya eyaleti gösterilebilir. Eyaletin 2020 yılı için 100 yenilenebilir enerji kullanma hedefi var. İşte bu doğrultuda San Francisco’da inşa edilecek yeni binalara güneş enerjisi panelinin kurulması zorunluluğu getirildi. Yeni yasa 2017 yılı ile birlikte yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren inşa edilen binaların enerji ihtiyacının minimum yüzde 15’ini de güneş enerjisinden karşılanması istenecek. Yani diğer bir deyişle panel yoksa bina da yok!

Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Kaynak: alternatifenerji.com
Devamını Oku
Siemens’ten 3D Baskılı İşçi Örümcekler

Siemens’ten 3D Baskılı İşçi Örümcekler

İş yerleriniz diz üstü bilgisayar boyutlarında yüzlerce ürpertici ve korkutucu robotlar tarafından işgal edilirken sizi de korkutabilir. Fakat Siemens’in gelecekteki çalışan profili çok farklı boyutlarda olacağa benziyor. Siemens'in 3D baskılı örümcek robotlarının ayrıntıları haberimizde.




New Jersey’deki Siemens’in robotik laboratuvarı olan Princeton'da araştırmacılar çok bacaklı yapıya sahip otonom robotları 3D yazıcılar ile geliştirmek üzere çalışmalar sürdürüyorlar. Kompleks yapıya sahip gemi ve uçak gövdelerini üretebilmek için bir bütün olarak çalışabilecekler. Siemens’in ürün tasarım modelleme ve simülasyon araştırma grubu başkanı LivioDallaro, “Biz araba, uçak ve gemi gövdeleri gibi yapıları işbirliği içerisinde bulunan her biri birbirinden bağımsız robotlar kullanılabileceğini araştırıyoruz.” ifadelerinde bulunuyor.

Örümcek gibi prototip yapıdaki robotlar açılımı Siemens örümcek anlamına gelen SiSpis olarak adlandırıldılar. Ekip al kullan olarak tasarlanmış motor ve kablolardan oluşturdukları robotları her türlü amaç için kullanılabilmesi için bir bina inşa ettiler. Robotlar üzerinde çevresinde neler olduğunu anlamak ve herhangi bir alanda tam olarak hangi konumda olduğunu bilmesi için tümleşik olarak kamera ve lazer tarayıcı sistemlere sahip. Araştırmacılar tarafından iki veya daha fazla robotun 3D baskı yada görüntü işleme konusunda işbirliğinde olabilmesi için algoritmalar geliştirildi. 3D robotun bir kolu bilinen bir değişken olduğundan dolayı her robot onun çalışma alanını ve yapacağı işi belirleyebilecek yapay zekaya sahip. Bir deney olarak yapılan, belirli bir alanda ki tüm kutuları dikey konumda ayırıp kapaklarının kapalı olup olmadığını anlamak için iş birliği sağladılar.


Her robotun çalışma süresi yaklaşık olarak 2 saattir. Çalışma süresinin sonuna yaklaşan her robot otomatik olarak şarj istasyonlarına doğru yönelir. Şarj istasyonuna doğru giden her robot şarjı dolu olan başka bir robotla iletişime geçerek kaldığı konumdan işlerin devam etmesini sağlar. Bu sayede sistemde hiçbir şey geri kalmaz. Hareket esnasında eğer bir engel olursa robotlar kendilerine hemen yeni bir yol çizebilirler.


Şu an için 3D robotlarda ortak bir malzeme yapısı bulunmuyor, mısır nişastası ve şeker kamışından elde edilen bir karışım ile üretiliyor. Fakat ilerleyen zamanda olabilir. 2014 yılından beri gerçekleştirilen bu çalışmanın asıl amacı robotlar arasında iş bölümünü sağlamak ve bu iş bölümü neticesinden iş birliği ile sistematik bir düzen oluşturmak. Bu sayede birçok ürünün imalatı için gerekli platformlar oluşturulabilir. Tüm bu çalışmalar şuanda gerçekleştirilmiş olarak görünüyor fakat Siemens gelecek zamanda 3D örümcekleri ne zaman kullanacağına dair bir bilgide bulunmuyor.


Kaynak:


gizmag.com
►Elektrikport
Devamını Oku
Almanlar Türkiye’de 18 Güneş Enerjisi Santrali Kuruyor

Almanlar Türkiye’de 18 Güneş Enerjisi Santrali Kuruyor

Almanya merkezli güneş ve rüzgar şirketi olan Juwi, Türkiye’de 18 adet lisanssız güneş santrali kuracak. Santrallerin hangi illerde hizmete sokulacağının ve kurulu güçlerinin ayrıntıları haberimizde.


İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla Juwi Türkiye Genel Müdürü Korhan Göğüş, Koyuncu Grubu’na ait enerji şirketiyle yapılan anlaşmayla 18,6 MW’lık 18 adet lisanssız güneş enerjisi santralinin kurulacağını duyurdu.




18 santralin 10 tanesi Nevşehir, 8 tanesi Konya’da kurulacak. Koyuncu Grubu toplam tahmini yatırım bedeli dahilinde projeye 23,5 milyon dolarlık yatırım yapacak. Santrallerin inşaatının yaz aylarında başlaması ve tüm santrallerin 2016 yılı sonuna kadar devreye alınması hedefleniyor. Bu proje ile yılda 31 milyon kWh’lik üretim gerçekleştirilebilecek.

Basın toplantısında ayrıca Türkiye’de güneş enerjisinin en verimli şekilde Konya, Kayseri, Aksaray bölgelerinde kullanıldığı belirtildi. Bu bölgeler güneş enerjisi üretimi yönünden elverişli olmasının yanı sıra şebekeye bağlanabilme kapasitesiyle de yüksek verimlilik sunuyor. Yenilenebilir enerjinin öneminin artması ve Türkiye'nin coğrafi şartlarının elverişlliği ile ülkemizde yeni yatırımlar gerçekleşmeye devam ediyor.

Kaynak: Elektrikport.com
Devamını Oku
Dünya’nın En Küçük Diyodu DNA Molekülünden Elde Edildi

Dünya’nın En Küçük Diyodu DNA Molekülünden Elde Edildi

Elektronik devre elemanlarında yaşanan en büyük sorunların temelinde boyutlarının yeteri kadar küçük hale getirilememiş olması gösteriliyor. Geçtiğimiz günlerde İsrail'de bu konu üzerinde araştırmalarını sürdüren bilim insanları DNA molekülünün belirli şartlarda diyot özelliği gösterdiğini gözlemledi. Teknoloji dünyasında yeni bir devri başlatabilecek bu buluş ile ilgili detaylar haberimizde.



Günümüzde elektronik cihazlar her geçen gün daha da kompleks yapılara bürünüyor ve devreler oldukça  yoğun bir komponent yığını haline geliyor. Öyle ki teknoloji dünyası Intel şirketinin kurucusu olan Gordon Moore'un öne sürdüğü, her iki yılda bir bir mikroişlemcideki transistör sayısının iki katına çıkacağını öngören Moore Yasası'nın limitlerini zorluyor. Bu veriyi önlemek amacıyla teknolojik alandaki çalışmalar geleneksel silikon tekniğinin dışında yoğunlaşmış durumda. Bu çerçevede İsrail'deki University of Georgia (UGA) ve Ben-Gurion University'daki (BGU) araştırmalar yapan bilim insanları ilk kez bir DNA molekülünden nano ölçekli bir elektronik diyot elde ettiler.


Diyotlar elektronik devrelerde akımın belirli bir yönde akmasını sağlayan ve ters yönde akımı bloke eden elektronik devre elemanlarıdır. Diyotlar genellikle alternatif akımı doğru akıma dönüştüren doğrultucular olarak bilinirler. Bu özellikleriyle elektronik dünyasında çok önemli bir yere sahiptirler ve silikon çipin hemen hemen her çeşidinden diyot üretilebilir. Günümüzde üretilen en küçük diyotların tek bir entegre içinde paketlenmiş şekilde imal edilerek neredeyse hacimsel boyutta ulaşabileceği en düşük sınırlara ulaşmaya başladı.
 


UGA Collage of Engineering'de baş araştırmacı ve profesör olan Bingqian Xu, 50 yıldır daha küçük çiplerin içine daha fazla işlem gücü yerleştirmenin mümkün olduğunu fakat şuan silikonun fiziksel sınırlarını zorladıklarını söyledi ve silikon bazlı çiplerin daha da küçülürlerse performanslarının tutarsız ve öngörülemez olacağını da ekledi.


Birçok küçük devre elemanı atom boyutunda optik anahtar ve molekül boyutunda diyot içerir fakat University of Georgia (UGA) ve Ben-Gurion University'daki(BGU) yeni diyotlar belirgin bir farkla inorganik materyaller kullanılmadan yapılmaktadır. İnorganik materyaller yerine organik yaşamın yapı taşı olan DNA'lar kullanılmıştır. Normalde diyotlar pozitif katkılı yarı iletken ve negatif katkılı yarıiletken arasındaki temas noktasında bir p-n (pozitif ve negatif) jonksiyonu içeren silikondan yapılır. Her iki ucunda da bağlantı elektrotları  ile donatılmış diyot ters yönde akan elektrik akımını engellerken sadece bir yönde akım akmasına izin verir. Araştırmacılar bu görevi yerine getirmek için DNA kullandı fakat diğer bir yandan molekülün her iki ucunu bağlantı elektrotlarıyla donatmak ve bunu bir devreye yerleştirmek hiç de basit bir olay olmadı. Bu olay üzerinde çalışan araştırmacılar DNA'nın içine "coralyne" olarak bilinen küçük bir molekül yerleştirildiğinde DNA'nın diyot özelliği sergilediğini keşfettiler. DNA'nın bir sarmalı baz olarak bilinen moleküllerin karşılıklı eşleştirilmiş ipliklerinden oluşur. Elde edilen yeni diyot ise sadece 11 baz çifti uzunluğundadır. (Normal bir DNA'da bir baz çiftinin uzunluğu 0.34 nanometre) Araştırmaların sonunda bilim insanları DNA molekülü üzerinde pozitif gerilim uygulandığında negatif yönde uygulanan gerilime göre 15 kat daha fazla akım aktığını gözleyerek molekülün bir diyot gibi davrandığını keşfetmişlerdir.
 


Profesör Xu moleküler yapının "coralyne" katkılanmasından sonra da hala simetrik olduğunu ve bu bulgunun oldukça garip olduğunu da belirtti. Araştırmacılara göre bu bulguların ileride teknolojik gelişmelerde çığır açacak ve elektronik dünyasında daha küçük ve daha güçlü cihazların yer almasını sağlayacak. Son olarak Profesör Xu bu keşiflerinin ileride nano elektronik elemanların tasarımı ve inşasında büyük ilerlemelere yol açabileceğini hatta şuan kullanılan elektronik devre bileşenlerinin 1000 kat küçülebileceğini de belirtti.


Kaynak:


Gizmag
funsizephysics
spectrum.ieee
►Elektrikport
Devamını Oku
Schneider Electric’den Yeni Arabirim Rölesi: Zelio RXG

Schneider Electric’den Yeni Arabirim Rölesi: Zelio RXG

Schneider Electric tarafından pazara sunulan Zelio RXG arayüz röleleri, tek bir butonla test ve maksimum kullanım kolaylığı için tasarlandı.

Enerji yönetimi ve otomasyonda global bir uzman olan Schneider Electric kullanıcı dostu yeni Zelio RXG arayüz röleleri serisini tanıttı. Kullanıcıların tek parmaklarıyla dahi kullanabileceği Zelio RXG, piyasada tek adımlı kilitlenebilir test butonuna sahip ilk röle olma özelliğini taşıyor. Zelio RXG röleleri, hızlı açılan pimli terminal ile kolayca monte edilirken, 2C/O için 16mm ince soket PLC arayüzü alanından tasarruf sağlıyor.


Zelio RXG ayrıca pazarda 6VDC'den 110VDC'ye, 24VAC'den 230VAC'ye eksiksiz bir bobin gerilimi aralığı sunan tek seri olarak dikkat çekiyor.


Basit ve uygun maliyetli


Diyot, diyot ve LED, RC devresi, varistör ve LED gibi koruma modülleri eklenebilen Zelio RXG serisi rölelerin arkasında bulunan sadelik odaklı tasarım felsefesi, rölelerin hemen her ortamda uygulanabilir olmasını, kullanımını ve bakımını kolaylaştırarak, tesislerin operasyonlarını optimum hale getirmesine ve kesinti riskini azaltmasına olanak tanıyor.


Güvenilir ve çevre dostu


Zelio RXG arayüz rölesi, UL, CSA, GL, RCM, EAC, CCC, CE, RoHS, Çin ROHS gibi çok sayıda uluslararası sertifikaya sahip olmasının yanı sıra, aynı zamanda Schneider Electric’in, performanstan ödün vermeden çevre dostu olmayı garanti eden ürünleri için kullandığı ekolojik etiket olan Green PremiumTM ürünü olarak dikkat çekiyor.
 

Schneider Electric hakkında


Enerji yönetimi ve otomasyon alanında global uzman olan Schneider Electric, 100’den fazla ülkede 170.000 çalışanıyla enerjinin güvenli, güvenilir, verimli, üretken ve çevreci bir şekilde yönetilmesini sağlamaktadır. Bu amaçla, en basit anahtar prizden en karmaşık otomasyon sistemlerine kadar çözüm ve yazılım hizmetleri sunan şirket, müşterileri için enerjiyi daha verimli kullanma yöntemleri geliştirmektedir. 2014 yılında 25 milyar Euro tutarında gelir elde eden Schneider Electric, geliştirdiği teknolojilerle endüstrilere yön vermekte, şehirleri akıllı hale dönüştürerek bireylerin ve kurumların hayatına değer katmaktadır. Schneider Electric’te buna ‘Life is on’ denir.

Kaynak:

 ve Elektrikport
Devamını Oku
Tekno Ray Solar Burdur’da Güneş Enerjisi Santrali Kurulumuna Başladı

Tekno Ray Solar Burdur’da Güneş Enerjisi Santrali Kurulumuna Başladı

Fotovoltaik Güneş Enerjisi Sektörünün en önemli oyuncusu olan Tekno Ray Solar, Burdur’da bulunan ve 6600 kWp kurulu güce sahip olması planlanan Çallıca Güneş Enerjisi Santralinin kurulumuna Mart ayı itibariyle başladı.






Yenilenebilir ve sınırsız enerji kaynağı güneşi, kurduğu santrallerle tüm işletmeler için karlı bir yatırıma dönüştüren Tekno Ray Solar, 2016 yılı içerisinde kurmayı planladığı 60 MW’lık Güneş Enerjisi Santrali projelerinden Burdur’da yer alacak olan Çallıca GES’in kurulumuna Mart ayı itibariyle başladı. Toplamda 125 bin m2’lik alan üzerine kurulması planlanan Çallıca Güneş Enerji Santrali’nin Ağustos ayında devreye alınması planlanıyor.

Tekno Şirketler Grubu’nun kurulumunu gerçekleştirdiği Konya Karapınar ve Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali olan Konya Kızören’den sonra üçüncü yatırımı olan Çallıca GES projesinde; altyapı çalışmaları, dizayn kurgusu, saha kurulumu, proje izin aşamaları, uzaktan izleme sistemi süreçleri, Tekno Ray Solar’ın uzmanlaşmış ekibi tarafından yürütülüyor. Uzaktan izleme sistemi ile üretim değerlerine anlık ulaşabilme imkanı sağlayan Çallıca Güneş Enerjisi Santrali’nin, yılda 11.000.000 kWh elektrik üretmesi hedefleniyor. En kaliteli santraller, en iyi ürünler ve en verimli tasarım stratejisiyle Tekno Ray Solar tarafından yapılandırılan ve direkt şebekeye bağlı olarak kurulan santral, ürettiği elektriğin tamamının satışını gerçekleştirmeyi planlıyor.

Çallıca Güneş Enerjisi Santrali devreye alındıktan sonra yıllık ortalama 17.000’in üzerinde ağacın kurtarılmasını ve ortalama 6700 ton CO2 salınımının engellenmesini sağlayacak.
Tekno Ray Solar Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özenbaş'ın Röportajı



Tekno Ray Solar Tanıtım Videosu




Kaynak:

 ve
Elektrikport
Devamını Oku
Siemens Endüstriyel Buhar Türbinleri Teknoloji Ödülü Kazandı

Siemens Endüstriyel Buhar Türbinleri Teknoloji Ödülü Kazandı

Dünyanın önde gelen danışmanlık ve araştırma gruplarından Frost & Sullivan, Siemens’i endüstriyel buhar türbinleri pazarında teknoloji lideri ilan ederek, Avrupa Yeni Ürün İnovasyonu 2015 ödülüne layık gördü.


Siemens’in Gelişmiş Platform Tasarımı kapsamındaki endüstriyel buhar türbinlerine damgasını vuran ve mükemmel düzeye ulaşan kalite, güvenilirlik ve fiyat dengesi, Avrupa Yeni Ürün İnovasyon 2015 Ödülleri’nde büyük övgü aldı. Ayrıca Siemens’in liderliğinde, endüstriyel ürünlere yönelik Ar-Ge ve inovasyon odaklı yaklaşımının da önemli rol oynadığı vurgulandı.



Avrupa Yeni Ürün İnovasyonu Ödülü her yıl pazara en yeni teknolojileri kazandıran inovatif ürünler geliştirmiş şirketlere veriliyor. Ödül için öncelikle katma değerli ürünler sağlayan ve böylece müşterilerinin yatırım geri dönüşünü artıran inovasyonlar değerlendiriliyor. Frost & Sullivan bu ödülü teknoloji inovasyonu, müşteri hizmetleri ve stratejik ürün geliştirme alanlarında sıra dışı performans gösteren şirketlere veriyor. Kazananlar, pazardaki oyuncularla ilgili karşılaştırmalar yapan, ayrıntılı görüşmeler gerçekleştiren, pazar rakamlarını ve ikincil kaynakları araştıran analistlerin çalışmaları sonucu belirleniyor.


Siemens AG Buhar Türbinleri Birim CEO’su Dr.Wilfried Ulm “Buhar türbinlerimizle bu ödülü almaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çünkü bu ödül, ‘Gelişmiş Platform’ konseptimizde bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz optimizasyon çalışmalarının tescil edilmesi anlamını taşıyor. Analistlerin ifadesiyle, Siemens özellikle endüstriyel buhar türbinleri için Gelişmiş Platform Tasarımı (Enhanced Platform Design) ile endüstriyel standartları belirleyen ürünlere imza atarak küresel bir lider oldu. Bu yolda aynı kararlılıkla yürümeye ve inovasyonlarımızı daha da geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.


Gelişmiş Platform Tasarımı’na ödül


Bu ödül, Gelişmiş Platform Tasarımı (EP) ve yağsız çalışan endüstriyel buhar türbinlerine ilişkin inovasyonları teşvik etmek üzere veriliyor. Siemens’in Gelişmiş Platform konsepti, farklı kurumsal satın almalarla edinilen ürün hatlarını tek çatı altında birleştiriyor ve farklı hatların en çok sınanmış ve onaylanmış teknik özelliklerini bir araya getiriyor. Gelişmiş Platform konsepti modüler bir platform. Buna ek olarak, bu konseptte kanat ve gövde tasarımında da çok sayıda iyileştirme yapıldı. Siemens’in malzeme ve termodinamik konusundaki köklü deneyimi, ana buhar parametrelerinde 565°C/165 bara ulaşan iyileştirmelerin yanı sıra verimlilikte yüzde 2’ye varan oranlarda artış da sağladı. Buhar türbininin hizmet ömrü sırasındaki CO2 emisyonları da yüzde 15’e varan oranda azaltılabilir hale geldi.


Yağsız çalışan buhar türbini sayesinde Siemens, neredeyse hiç lubrikasyon uygulanmadan işleyebilen ve güç aralığı 10 MW’a ulaşan bir buhar türbinini hizmete sunmuş oldu.Türbindeki rulman sistemi tamamen yağsız, havayla soğutulan elektromanyetik rulmanlardan oluşuyor; valf aktüatörleri ise sadece minimum miktarda yağ ile çalıştırılıyor ve yazılımla kontrol edilen elektrikli motorlar aracılığıyla denetleniyor.

Siemens AG (Berlin ve Münih), 165 yılı aşkın süredir mühendislikte mükemmellik, inovasyon, kalite ve güvenilirlik yönleriyle öne çıkan uluslararası bir teknoloji şirketidir. 200'den fazla ülkede faaliyet gösteren şirket elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme alanlarına odaklanmaktadır. Enerji ve kaynak verimli teknolojilerde dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Siemens aynı zamanda, off-shore rüzgar türbini inşasında, enerji üretimi amaçlı kombine çevrim türbini tedarikinde ve enerji iletimi çözümlerinde lider konumda bulunmaktadır. Siemens ayrıca, altyapı çözümleri ile endüstri için otomasyon ve yazılım çözümlerinde de öncülük yapmaktadır. Şirket, bunun yanında önemli medikal görüntüleme sistemleri (bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans vb.) tedarikçilerindendir ve laboratuvar diagnostiği ile birlikte klinik IT alanlarında da lider konumdadır. 30 Eylül 2015'te sona eren 2015 mali yılında şirketin elde ettiği toplam gerçekleşen satış geliri 75,6 milyar euro, net kârı ise 7,4 milyar eurodur. Eylül 2015 sonu itibariyle Siemens'in dünya genelindeki toplam çalışan sayısı yaklaşık 348.000'dir. Ayrıntılı bilgi için www.siemens.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


Kaynak:

 ve ELEKTRİKPORT
Devamını Oku